![]() |
İTAATSİZLİĞİN SONUCU Müminlerin inkarcılara karşı başarı kazanması da resullere ve emir sahiplerine olan itaatlerine bağlıdır. Ancak bunun tersi de geçerlidir. Ey iman edenler, Allah'a itaat edin; elçiye itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de…” (Nisa Suresi, 59) ayetine uyup eğer itaat ederlerse Allah müminleri destekler ve onlara başarı verir. Eğer müminler emre itaat etmezlerse, inkarcılar karşısında güç kaybederler. Aşağıdaki ayet, peygamber döneminde müminlerin yaşadığı bu tür bir olayı anlatmaktadır: Andolsun, Allah size verdiği sözünde sadık kaldı; siz O'nun izniyle onları (inkarcıları) kırıp-geçiriyordunuz. Öyle ki sevdiğiniz (zafer)i size gösterdikten sonra, siz yılgınlık gösterdiniz, isyan ettiniz ve emir hakkında çekiştiniz. Sizden kiminiz dünyayı, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra (Allah) denemek için sizi ondan çevirdi. Ama (yine de) sizi bağışladı. Allah müminlere karşı fazl (ve ihsan) sahibi olandır. (Al-i İmran Suresi, 152) Kuran’da örnek verilen Talut kıssası bunun en açık örneğidir: “Talut, orduyla birlikte ayrıldığında dedi ki: "Doğrusu Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim bundan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariç- onu tadmazsa bendendir. Küçük bir kısmı hariç (hepsi sudan) içti. O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): "Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok" dediler. (O zaman) Muhakkak Allah'a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: "Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir." (Bakara Suresi, 249) İTAATTEN YÜZ ÇEVİRENLER Yüce Allah Kuran’da itaat etmeyenlerin durumlarını çok açık tarif etmiştir. Ali İmran suresinin 32. ayetinde Allah’a ve elçisine itaat etmeyenler “kafir” olarak isimlendirilir: De ki: "Allah'a ve elçisine itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphesiz Allah, kafirleri sevmez. (Âli İmran Suresi, 32) Bununla birlikte Kuran’da itaat ettiğini söyleyip aslında itaat etmeyen kişilerden de bahsedilir. Konuyla ilgili ayet şöyledir: Ey iman edenler, Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin. Siz de işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin. Ve: "Biz işittik" dedikleri halde, gerçekte işitmeyenler gibi olmayın; Gerçek şu ki, Allah katında, yerde debelenenlerin en kötüsü, (bir türlü) akıl erdirmez olan sağırlar ve dilsizlerdir. (Enfal Suresi, 20-22) Ayetlerde geçen “işittik dedikleri halde, gerçekte işitmeyenler” ve “sağırlar” ifadeleri aslında bu kişilerin emri işitip itaat etmediklerini fakat itaat ettiklerini sandıklarını göstermektedir (En doğrusunu Allah bilir). Bu da kişi için çok tehlikeli bir durumdur. Kuran’da bu tür insanların şuurunun kapandığı ve Allah’ın dilemesi dışında tekrar doğruyu bulamayacakları şu şekilde haber verilir: Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp-düşünmüyor musunuz? (Câsiye Suresi, 23)
|